Okul Öncesi Eğitim Hakkında Bilinmesi Gerekenler

yorumsuz
183 kez okundu

Türkiye’de okul öncesi eğitimi henüz zorunlu eğitim olarak kabul edilmemektedir. Hatta çocukların yaş olarak da kaç yaşına kadar okul öncesi eğitimi alacağı, kaç yaşında ilkokula başlaması gerektiği henüz kesin bir yaş takvimi ile belirlenmemiştir.

Avrupa ülkelerindeki okul öncesi eğitim programları gerçekten hem ücretsiz hem de zorunluluk yoktur. Ama bu rağmen vatandaş 3 yaşından itibaren çocuklarını okul öncesi eğitiminden ücretsiz şekilde yararlandırabilmektedir. Avrupa ülkelerinde çocuk sahibi olmak için vatandaş teşvik edilerek gerçekten ekonomik anlamda teşvik yardımları sağlamaktadır. Çocuk bezinden, çocuk mamasından hatta okul öncesi eğitim almasından tutun, büyük ölçekli banka kredilerinde bile çocuk sayısına göre kredi indirimleri yapılmaktadır.

Türkiye’nin Okul Öncesi Eğitim Tablosu

Milli Eğitim yasasında öğrencilerin eğitim almaları hem zorunlu hem de ücretsiz olduğu yazmaktadır. Ancak kimin kaç yaşında temel eğitim alacağı ya da nerede ne kadar ücretle okuyacağı gibi konular netlik kazanmamıştır. Bu belirsizlik içindeki eğitim sistemimiz içinde vatandaş da imkanları ölçüsünde hem okul öncesi eğitimini hem de ilkokul, ortaokul ve zorunlu hale getirilen lise eğitimini çocuklarına aldırabilmek için kendilerince ve imkanları ölçüsünde en uygun olan eğitim durumunu tercih etmektedirler.

Ülkemizdeki tabloya bakınca insan çocuk sahibi olmaktan imtina etmektedir. Haklı olarak devletten ve yasaların verdiği haktan yararlanarak çocuk sahibi olan bir aile çocuğunu okul öncesi eğitimden  faydalandırmak istese bile yıllık 500 tl ile 1000 tl arasında gideri gözden çıkarmak zorundadır. Çünkü burası çelişkiler ve tutarsızlıklar ülkesi Türkiye’dir. Anayasada eğitimin parasız ve zorunlu olduğu yazdığı halde vatandaşlar en çok eğitim harcaması için para ayırmak zorundadır.

Cumhurbaşkanı vatandaşlara 3 çocuk yapmalarını salık vermektedir. Daha sonra bu sayıyı yetersiz bularak rabia işareti ile tescilleyerek 4’te karar kılmış, ancak dünyaya gelecek çocukların nasıl eğitim alacaklarını, nasıl bakılacaklarını, çocuk sahibi olan anne babalara açıklayamamıştır. Çocuk sayısı elbette önemlidir, ancak sahip olunan çocukların en iyi şartlarda hem okul öncesi hem de zorunlu eğitimleri alması için devletin sosyal olması gerekir. Yani hiçbir şekilde anne babalara eğitim harcaması yaptırmaması birinci görevi olmalıdır.

Özel sektörde çalışan insanlara ne kadar çocuk yardımı parası ödendiği konusunda pek bilgi sahibi değilim ama devletin, memuru olan bir kişiye çocuk yardımı parası aylık sadece 19 TL ödediğini söylersek Türkiye’de çocuk ve eğitime verilen değeri kolayca hesap edebilirsiniz.

Esas konumuza dönmek gerekirse, okul öncesi eğitimi almak Türkiye şartlarında zenginlere özgü sosyal bir aktivite denilebilir. Ama vatandaş devletin çelişkisine inat kendi imkanları ölçüsünde minik yavrular için okul öncesi eğitimi de aldırmak için, yemesinden içmesinden keserek fedakarlık yapmaktadır.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler:
Eklenme Tarihi: 28 Şubat 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.