Ulu Önder Atatürk

yorumsuz
37 kez okundu

Ulu Önder Atatürk

Çağ atlatıp çağ kapatanlar vardır ya, işte onlar ölümsüzdür. Ölümsüz olan insan bedeni değil, fikirlerdir, hayallerdir, umutlardır, eylemlerdir. Atatürk, ulusumuz için çağ kapatıp yeni bir çağ açmıştır. Onun fikirlerini anlamak için yaptıklarına bakmak yeterlidir. Bir devrin battığı yerde, uçurumun kıyısındaki bir milleti çekip daha ileriye taşıma arzusuyla yaşamıştır. Savaşmıştır çünkü ülke içten ve dıştan yok edilmek üzeredir. Atatürk, bir toplumu fikir olarak sıfırdan kurmuştu. Nutuk adlı eserinde Atatürk, ülkemizin ne çetin yollardan geçtiğini bize kendisi anlatıyordu. Ulu Önder Atatürk, Samsun’a ayak basmadan önce ülkenin dört bir yanı yabancı kuvvetlerce işgal edilmiş, padişah diz çöktürülmüş ve sıcak çatışmalar çoktan başlamıştı. Hastalık ve savaşlarla bitkin düşmüş Anadolu insanı için bir savaş daha vermek neredeyse imkansıza yakındı.

Ulu Önder Atatürk’ün liderlik ve üstün komuta kabiliyeti sayesinde toplum tek vücut halinde düşmana karşı birlik olmuş ve kurtuluşunun yani yok olmanın eşiğinden dönmüştü. Bu savaş ne Çanakkale’ye ne de Balkan savaşlarına benziyordu, hayatta kalmak savaşıydı bu! Hem içerde hem de dışarıda üstelik. Hatırlayacağımız üzere Osmanlı, milli mücadeleyi meşru olarak görmüyordu. İngilizlerin etkisinde olabilir gibi bir düşünceye kapılabilirsiniz. Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk ayaklanmaları bastırmakla uğraşıyordu. Halifelik yeni rejim sonrasında kaldırılmıştı bildiğiniz gibi. İşte Osmanlı taraftarları da burada yani Halife etrafında toplanıyor ve Osmanlıyı istiyordu. Bu kargaşa bazı kesimlerin işine geliyordu ve bu durumdan istifade etmek isteyen iç ve dış mihraplar ellerine geçen her fırsatı değerlendirmekten geri durmuyorlardı. İşte burada aklıselime ihtiyaç vardı ve Ulu Önder Atatürk ve yakın çalışma arkadaşları tüm durumun farkındaydı. Kendi aralarında yaptıkları tüm toplantılarda ülkenin geleceği için en doğru kararı almanın yollarını arıyorlardı.

Dini duygular üzerinden kendilerine taraftarlar bulan şeyhler, bir askerimizi şehit edebilecek kadar azıtmıştı. Bir subay için ‘’Menemeni yakın!’’ diyen, Atatürk tabi ki de bu hareketlere göz yumacak değildi. Gerektiğinde sert gerektiğinde uzlaşmacı tavırla önlemlerini alan Atatürk, ayaklanmaları bastırdıktan sonra da ilk iş olarak ülkenin ekonomik olarak kalkınmasına, demokratik olarak ileriye gitmesinde çalışmalarına başlamıştı. Ulu Önder Atatürk, kurtuluş mücadelesinin ardından tüm tecrübelerini ve bilgi birikimini aktardığı “Nutuk” adlı kitapta toplamış ve bizlere kadar ulaşmasını sağlamıştır. Tarihimizi öğrenmek için başvuracağımız en iyi kaynaklardan biridir. Nutuk ile ulusumuzun inşa edilişine adım adım tanık olabilirsiniz Sarsılmaz bir iradeye sahip komutandan, sarsılmaz bir ulusa…. Atatürk ile esen kalın….


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler:
Eklenme Tarihi: 2 Mayıs 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.