İnsan Hakları Haftası

yorumsuz
10 kez okundu

İnsan Hakları Haftası

İnsan haklarına dayalı olan demokratik toplum yapısı; tamamen insanın odak alındığı, demokratik yapı çerçevesinde, laik yapıda ve sosyal hukuk devletinin işlerlik kazandığı, her şekilde ve alanda insanca yaşama ve hızlı bir şekilde gelişmenin temel amaç alındığı ve hedef olduğu, katılımcı, dayanışmanın ve paylaşmanın toplumsal bütünleşmeyi en yüksek seviyede sağladığı, karşılıklı sevgi anlayışı, saygının ve hoşgörünün bütün ilişkilerde temel olduğu, sorumluluk sahibi kişiliklerin ve gayet bilinçli vatandaşların etkili olduğu bir toplum düşüncesini gerektirmektedir. İnsan hakları haftası genellemesi olarak saygılı, özgürlükçü, eşitlik ve sosyal adalet düşüncesine sahip, çoğulculuk halinde bir bütün olarak ve katılımcılık çerçevesinde demokrasi kültürünün temel göstergesi olmaktadır. Demokrasi kültürü ve insan hakları kültürü; devletin iç ve dış yapısında, toplumsal sistem dâhilinde ve bütünlük yapısında oluşan insan ilişkilerinde çok boyutlu olarak gerçekleşmektedir. Her alanda ortaya çıkan demokratik değer, tutumların ve davranışların geliştirilmesi için, insanların özgürlüğü ve mutluluğu amaçlanmaktadır.

Toplumsal örgütleşme halinde ve nitelikli bir yapıda vatandaşların yetiştirilmesi amaçlanarak demokrasi çerçevesinde ve aynı zamanda insan hakları kültürünün dinamiğini oluşturmaktadır İnsan hakları haftası içeriğinde işlenmekte olan ilke ve standartları, cumhuriyet bağlı ve demokrasi kültürünü en yüksek seviyede besleyen ve geliştiren bir işleve sahip olmaktadır. İnsan haklarına saygı; sadece insan hakları haftası dahilinde değil genel yapı itibari ile ortaya çıkan anlayış herkesi kapsayan insan haklarının ve temel yapısı özgürlüklerin sağlanması amaçlanarak, uygulanması gerekmektedir. Aynı zamanda işlerlik kazandırılması ve davranışa dönüştürülmesi anlamını taşımalıdır. İnsan haklarına saygı, bir devlet yapısının sorumluluğu olduğu kadar, toplumun iç yapısını ve toplumu oluşturan vatandaşların sahip olduğu sorumluğunu da içermektedir.

Ortak yükümlülüklerin ve sorumluluk alanında bulunan; bütün hakları sağlama, koruma altına alma, ihlalleri önleme çalışmaları, yararlandırma için faaliyetler ve geliştirme yönündeki girişimler önem kazanmaktadır. İnsan hakları haftası çerçevesinde ele alınan bütün hakları düzenlemek, sistemi kurmak için bir plan oluşturmak, süreçleri tanımlamak, kurumlar yoluyla işlerlik kazandırmak, değerlendirmek, belirli bir süre izlemek ve geliştirmek devlet yapısının temel sorumluluğu olmaktadır. Bütün toplum ve bireyler, bilinçli yapıda gelişen varlıklar olarak insan hakları hakkında en detaylı bilgi ve bilincine sahip olmak, bunu en güzel şekilde davranışa dönüştürmek ve bunun devamında hayata geçirmek sorumluluğunu taşımaktadırlar. İnsan haklarının en iyi şekilde kullanımını gerçekleştirmek, ortaya çıkabilecek ihlalleri önlemek, korumak ve geliştirmek için toplumun ve insanın yaşamının pratiği içinde sağlanmaktadır.

İnsan haklarını bilmek için insan hakları haftası kutlamaya ve bunu belirli bir zaman içerisine sığdırmaya çalışmaya gerek kalmadan insan hakkı, uygulama sorumluluğu, ve bunun her noktasında, her zaman uygulamasına katılım ve geliştirme çalışmaları kamusal nitelikte, toplumsal yapıda ve bireysel duyarlılık ve sorumluluk gerektirmektedir. Demokrasi ve insan hakları kültürü olarak; bir devletin yönetim biçimi olduğu kadar aynı zamanda toplum ve insan için de bir yaşam tarzı oluşturmaktadır. Kamusal yapıda bulunan bir alanda yönetim süreçleri içinde bulunan insan hakları, ilke ve standartları temel alınmasının yanında, toplum içinde ki, aile içeriğindeki, sosyal çevre kapsamında , kentsel ve kırsal yaşam alanlarını içine alan, okullarda ve başka düzeylerde ilişki şekillerini yönlendirmektedir. Ana-baba-çocuk ilişkileri yanında öğretmen-öğrenci ilişkileri de çocuk-yetişkin ilişkileri çerçevesinde ve diğer tüm ilişkileri içine alan yapıda insan hakları en uygun şekilde ve demokrasi anlayışı yaşanmalı, uygulanabilmeli, özümlenmeli ve özendirilmeli, en iyi şekilde duyarlılık gösterilmeli, yaparak ve yaşayarak öğrenim sağlanmalıdır.

İnsan hakları haftası genelinde işlenen tema gelişme süreci içinde; kişi özgürlüklerini ve siyasal hakları sosyal ekonomik yapıda ve kültürel hakları ile katılım ve dayanışma hakları kapsamında tam ve eksiksiz bir şekilde olarak üç aşamada gelişmiştir. Bütün insanlar dünyaya gelirken özgür doğarlar, onurları ve hakları bakımından eşit doğmaktadırlar. Herkes kendi düzeyinde akıl ve vicdana sahip olmaktadırlar. Birbirlerine karşı her zaman kardeşlik zihniyeti ile hareket ederler. İnsan hakları kültürü evrensel bir yapıda olmak kaydı ile insancıl düşünceyi her zaman geliştirmiştir ve yaygınlaştırmaktadır. insan hakları haftası anlam ve önemi açısından belirtilmek istenen duygu ve düşünceler olarak herkese aynı ölçüde ve eşit hak sağlanması, ayrımcılığın tamamen önlenmesi, eşitlik ilkesinin ve adalet anlayışı yüksek hukuk devleti düşüncesinin sürekli gelişimini sağlamaktadır. Yaşam alanlarında, özgürlük seviyesi yüksek ve kişi güvenliği hakları en önemli husus olarak görülen, köleliğin tamamen ortadan kaldırılması ve işkencenin önlenmesi için, yaşamın dokunulmazlığı sağlama konusunda, uyruk hakkı içeriğinde, evlenme hakkı özgürlüğü önemli konular arasında yer almaktadır.

Mülkiyet edinme hakları ve sahip olma hakkı verilmesi, düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü sağlanması, düşünce ve anlatım özgürlüğü daha geniş alana yayılması, yönetime katılma hakkı, sosyal güvenlik düzeyindeki hakları, herkesin sahip olduğu onurunun ve kişiliğinin serbest bir şekilde geliştirilmesi için gerekli düzenlemelerin sağlanması için yapılan çalışmaları kapsar. Devletin kaynaklarıyla aynı orantılı olarak gerçekleştirilmiş olması sorumluluğu birinci kuşak seviyesinde insan haklarının özünü oluşturmaktadır. İnsan hakları haftası temelinde hak ve özgürlükleri, sosyal yapıda, kültürel ve ekonomik etkileri ile gelişen haklar ise ikinci kuşak seviyesinde ki hakların alanı olmaktadır. Bu alan içeriğinde; temel haklar ve özgürlükler insanın yaşama özgürlüğü, aynı zamanda kişi özgürlüğü, bunun yanında kişi güvenliği, daha önceki seviyede olduğu gibi köleliğin tamamen ve işkencenin her koşulda önlenmesi düşüncesi genişleyerek yaygınlaşmaktadır.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Eklenme Tarihi: 18 Temmuz 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.