Hadis Öğrenim Ve Öğretim Metotları

yorumsuz
1.964 kez okundu

Hadis Öğrenim Ve Öğretim Metotları

İslamiyetin temel taşlarından birisi de Hadis-i Şeriflerdir. Peygamberimiz (s.a.v)’ den bizlere ulaşan hadisler, İslamı kavrayıp en doğru şekilde yaşamamız için son derece muteber bir yol haritasıdır. Günümüzde kendilerini ‘Kuraniyyun’ olarak adlandıran, tek kaynak olarak Kuran’ın yetebileceğini savunup hadisleri reddedenler gerçekten de çok yanlış bir tutum içerisindedirler. Hadis-i Şeriflerin önemi kesinlikle yadsınamaz. Bu denli önem arzeden hadislerin yüzyıllar boyunca aktarılmasında da titiz bir çalışma ve sistemin doğması kaçınılmazdır. Uzun yıllar öncesine dayanan bu kaidelerden biri de hadis öğrenim ve öğretim metodlarıdır. Bu yazımızda bu metodları ele alarak açıklamaya çalıştık.

1- Sema: Hocanın, ezberinden yahut yazılı metinden okuyarak rivayet etmesi; öğrencinin, bizzat hocadan duyarak rivayeti almasına denir. Topluluk içinde veya birebir hocadan alınabilir. Hocayla direk olarak muhatap söz konusu olduğu için sema yöntemi hadis öğrenme yolları içerisinde en muteber olanıdır. Semanın topluluk içerisinde veya yalnızken alınması durumlarında iki farklı rivayet şekli oluşur. Eğer topluluk içinde alınıyorsa, haddesena, ahberena; yalnız alınmışsa, haddeseni, ahbereni gibi ifadeler kullanılır. Eğer hoca rivayet ettiği hadisleri yazdırırsa bunun adı imlâ olur. Hocanın talebesine hadis yazdırmasını ifade eden imlâ yöntemi, hadis öğrenimine dair usüllerin en üstünü kabul edilmektedir. Belirlenen zamanlarda toplanıp imlâ yöntemiyle hadis rivayeti yapılırdı. Bu meclisler, yer bulmakta zorlanacak kadar kalabalık olmalarıyla ünlüydü.

2- Kıraat: Hocanın huzurunda bulunan talebe elindeki bir kitaptan yahut ezberinden hadis okur. Hoca da yine elindeki nüshadan veya ezberinden takip edip dinler. Gerek gördüğü yerlerde düzeltmeler yapar. Böylece talebe hocasından hadisleri almış olur. Bu usülün ismi kıraat veya arzdır. Bu yöntemle öğrenilen hadis rivayet edilirken ‘kıraeten aleyh’ ifadesi mutlaka bulunmalıdır. Aksi takdirde semâ yoluyla alınan rivayetlerle karıştırılabilir.

3- İcâzet: Hocanın, kitaplarını veya kendisinden duyduklarını talebesinin rivayetine izin vermesidir. Bu yöntemde sema ve kıraat yöntemlerindeki okuma şartı aranmaz. İbn Hazm bu usülün bid’at olduğunu düşünür. İcâzetin birkaç şekli vardır. a) Belli hocanın, belli bir talebeye, belli bir malzemeyi istinsaha veya rivayete izin vermesi. b) Belli hocanın, belli bir talebeye , belli olmayan bir malzemeyi rivayet izni vermesi. c) Umumî icâzet. ‘Bütün müslümanlara’ , ‘zamanıma yetişmiş olanlara’ gibi ifadelerle belirtilen genel bir rivayet şeklidir.

4- Münâvele: Nakil ve rivayet için hocanın, talebesine yazılı bir metin veya kitap vermesine münâvele denir. Eğer hoca, kitabı verirken talebesine rivayet etmesi için izin verirse bu durumda icâzetli münâvele olur. Eğer hoca, talebesine yalnızca duyduğu hadislerin bunlar olduğunu söyleyip ona rivayet edip etmemesi hakkında bir şey söylemezse bu duruma icâzetsiz münâvele adı verilir. İcâzetsiz münâvele ile ele geçen hadislerin rivayeti caiz değildir.

5- Kitâbet: Hocanın huzurunda bulunan veya bulunmayan talebesine kendi yazması veya başkasına yazdırması vasıtasıyla bir veya birkaç hadis vermesi veya göndermesi usülünün adı kitâbettir. İcâzetsiz kitâbet, bazıları tarafından geçersiz görülmekle birlikte çoğunluk nazarında caizdir. Bu rivayetlerde kitâbet yoluyla rivayet edildiği mutlak surette belirtilmelidir.

6- İ’lâm: Hocanın, icâzetten bahsetmeden belli bir hadis yahut belli bir hadis kitabı için benim rivayetim budur şeklinde açıklamasına i’lâm denir. Bazıları caiz görmese de bu yöntemle rivayet çoğunlukla kabul görmüştür. Hatta hoca ‘bu hadisleri rivayet etmene izin vermiyorum’ dese dahi ortada bir tahdisin vaki olduğu ve rücûuna itibar edilmemesi gerektiği hakim olan görüştür.

7- Vasiyet: Yola çıkmaya hazırlanan veya ölüm döşeğinde olan hocanın, rivayet izninden bahsetmeden kitabını bir öğrencisine vasiyet etmesidir. Vasiyet yöntemiyle hadis rivayetini de caiz görenler ve görmeyenler olarak iki grup mevcuttur. Münâvele ve i’lâma benzerlikleri bulunan vasiyet, öğrenim ve öğretim yolları içerisinde onlardan daha alt bir dereceye sahiptir.

8- Vicâde: Bir kişinin bir kitabı veya risâleyi bulmasına verilen addır. Bulan kişi ile müellif arasındaki sema, icâzet gibi bir ilişkinin olması veya olmaması neticeyi etkilemez. Hadisleri bulan kişinin bulduğu hadisleri vicâde durumunu belirtmeden rivayet etmesi caiz değildir.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Eklenme Tarihi: 25 Eylül 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.