Anlamlarıyla Örnek Deyimler

yorumsuz
110.103 kez okundu

Dilimizde kullandığımız bazı deyimler ve bu deyimlerin anlamları. Dilimizdeki deyimlerin hepsi bu kadar değildir değil elbette. Burada günlük yaşantımızda sıkça kullanılanlara öncelik verilerek örnekler sunulmuştur.

Aşağıda yer alan örnek deyimler ve anlamlarını yazdırılabilir olarak indirmek isteyenlere sayfamız altında indirme linki verilmiştir.

ÖRNEK DEYİMLER ve ANLAMLARI

Aba altından sopa göstermek: Sert görünmemekle birlikte karşısındakini üstü kapalı bir şekilde korkutmak.

Abayı yakmak: Aşık olmak, birisini çok sevmek

Açık kapı bırakmak : Sorunlar görüşülürken kestirip atmadan ileride anlaşma olabilecek sözler söylemek, uygun davranışlarda bulunmak.

Ağzında bakla ıslanmamak : Sır saklayamamak.

Bal dök yala: Her taraf temiz, her taraf dikkat çekecek kadar temiz.

Baldırı çıplak : İşi gücü olmayan, serseri sataşmak için bahane arayan.

Baş ütülemek : Dırdır ederek kişiyi huzursuz etmek. Çok konuşmak.

Başının etini yemek: Bir konuda bıktırana kadar konuşmak

 Burnundan getirmek: Yaptığına pişman etmek

Cami yıkılmış ama mihrap yerinde: Kadınlar için kullanılır. Yaşlandığı halde güzelliğini kaybetmemiş, hala alımlı.

Can kulağı ile dinlemek : Aşırı bir dikkat ile dinlemek.

Cebi delik : Cebinde para bulunmayan. Para tutmayan.

Çamur atmak : İftira etmek.

Çantada keklik : Kolay elde edilir olmak.

Damarına basmak : Bir kişinin zayıf tarafına dokunup onu kızdırmak.

Damdan düşer gibi : Hiç beklenilmeyen bir zamanda, yersiz.

Dış kapının dış mandalı : Uzaktan ilgili

Dili dolaşmak: Bir olayı anlatırken şaşırmak

Eceline susamak : Ölümle sonuçlanabilecek, çok tehlikeli işlere girmek.

El etek çekmek : O işle artık hiç uğraşmamak.

Fink atmak : Gönlünce gezmek, eğlenmek, çok neşelenmek, hoplayıp zıplamak.

Göbeği çatlamak : Bir işi öğrenmek için çok büyük gayret göstermek.
Göz atmak: İncelemek, araştırmak

Göz atmak: İncelemek, araştırmak

Gün görmüş : İyi günler yaşamış, önemli görevler yapmış, hatırı sayılır. Tecrübeli.

Hanım evladı : Nazlı, üstüne düşerek büyütülmüş.

Hapı yutmak : Kötü duruma düşmek.

Havanda su dövmek : Boş uğraşlarda bulunmak, Boşa çalışmak.

Irağı yakın etmek : Güçlükleri ortadan kaldırmak.

Isıtıp ısıtıp önüne koymak : Bilinen bir şeyi bir daha bir daha anlatmak.

İçli dışlı : Samimi, teklifsiz.

İçi içine sığmamak : Sevinmek, seviçten çok heyecanlanmak. Çoşmak.

İçine ateş düşmek: Çok büyük bir acı içinde olmak.

Kanı kaynamak : Birden sevgi duymak, bağlanmak, sevmek, hoşlanmak.

Kara yazı : Kötü gelecek, kötü kader.

Kesenin ağzını açmak : Çok para harcamaya başlamak.

Kulağı delik : Etrafında olup biteni çabucak haber alan.

Kulağına küpe olmak: Başına gelen bir durumdan ders çıkarmak

Küplere binmek: Çok kızmak , çok öfkelenmek

Mahkeme duvarına benzemek : Utanması kaybolmak. Utanılacak şeyler söylendiği halde etkilenmemek.

Makbule geçmek : Beğenilmek işe yaramak.

Mart kedisi gibi : Çok çapkın, uçarı, azgın.

Masal okumak : Kandırmaya çalışmak, yalanlar söyleyerek kandırmaya çalışmak.

Nalları dikmek : Ölmek (Hayvan için) kaba kimseler için.

Ne oldum delisi : Sonradan görmüş, şımarık, ummadığı zenginlik ve şöhrete aniden kavuşturmaktan aşırı derecede şımarmak.

Ocağına düşmek : Bir kimsenin yardımını dilemek.

Ok yaydan çıktı : Ahlaksız duruma gelmek, namusunu kaybetmek. Sokağa düşmek.

Oturduğu dalı kesmek: Çıkarlarını sağladığı kaynağa zarar vermek.

Ödü patlamak : Çok korkmak, ummadığı anda gelen bir etkiyle çok korkmak.

Öküz altında buzağı aramak : Fesat düşünce ürünü…alakasız sebeplerle umulmadık şeylerden şüphelenmek…önyargılı, bencil ve birazda fesat kişilerin sahip olduğu bir özelliktir, hiç katlanılmaz

Pabucu dama atılmak: Gözden düşmek, eskisi gibi ilgi görmemek

Pabuç bırakmamak : Hiç bir şeyden korkmamak, çekinmemek, yılmamak.

Parmak ısırmak : Şaşırmak. Hayranlıktan şaşırıp kalmak.
Parsayı toplamak : Harcanan bir emeğin karşılığını almak. hak edileni almak.

Rayına oturmak : İşin yoluna girmesi

Rest çekmek : Kesin olarak olmaz demek.

Ruhu duymamak : Yapılan işin hiç farkında olmamak, sezinlememek.

Saman alevi gibi parlamak : Birden kızıp köpürmek, çok kısa zamanda hırsı geçmek.

Saçını süpürge etmek: Birisi için her fedakarlığı yapmak

Sıfırı tüketmek: Hiç bir şeyi kalmamak, bütün imkan ve gücünü kaybetmek.

Sinek avlamak : İşi veya müşterisi olmadığı için boş oturmak. İşsiz kalmak.

Şamar oğlanı : Herkesin kolayca sataştığı, dövdüğü, hıncını aldığı kimse.

Şeytan görsün yüzünü : O kimse ile birlikte olmayı kesinlikle istemiyorum. onu sevmiyorum, görmek istemiyorum.

Şifayı bulmak : Hasta olmak, hastalanmak.

Şom ağızlı : Olayları kötü yorumlayan, felaket haberleri veren ve verdiği haberlerin hakikat olmasından korkulan kimse.

Tabana kuvvet : Binilecek vasıta bulunamadığı için gidilecek yere yürümek.

Tahtası eksik : Sersem, budala, akılsız.

Tamtakır kuru bakır : İçi bomboş, boşaltılmış, cebinde parası yok, züğürt.

Taş atmak : Bir kişiye söz dokundurmak, sitem etmek için söz dokundurmak.

Tereyağından kıl çeker gibi: Bir işi çok kolay olacak şekilde yapmak

Ucu ucuna getirmek : Ancak yetişir olmak, hiç fazlası olmamak.

Ulu orta konuşmak : Düşünmeden söylemek, rastgele söylemek.

Uzun hikaye: Konunun ayrıntıları pek çoktur. Anlatırsa çok uzun sürer.

Uzun boylu : Ayrıntılarını hesap ederek, etraflıca, uzun uzadıya.

Üç buçuk atmak : Korku içinde bulunmak. Korkmak.

Üstüne bir bardak su içmek : Bir alacaklının alacağından umudunu kesmek.

Üzerine tuz biber ekmek : Bir kimsenin acısına fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak.

Verip veriştirmek : Ağzına gelen her şeyi söylemek. Ağır konuşmak, ileri geri söylenmek.

Veryansın etmek : Birinin hakkında atıp tutmak. O kişiye acımadan insafsızca saldırıda bulunmak.

Vız gelmek : Önemsiz görünmek. Aldırış etmemek.

Volta atmak: Aşağı yukarı gidip gelmek. Amaçsız dolaşmak.

Yağlı müşteri: Çok alış veriş yapan, çok para bırakan kimse.

Yan çizmek : Kendisine verilen işin sorumluluğunu yüklenememek, sorumluluktan kaçmak.

Zılgıt yemek : Azarlanmak. Çokça paylanmak.

Zıvanadan çıkmak : Delirmek, akli dengesini kaybetmek. Çok öfkelenmek, kızmak, taşkın hareketlerde bulunmak.

Zokayı yutmak : Aldatılmak. Zarara uğramak.

Zurnanın zırt dediği yer : Yapılmakta olan işin en hassas yeri, can alıcı yer.

Yukarıda verilen örnek deyimleri yazdırılabilir olarak indirmek için aşağıdaki linki tıklayınız.

aciklamali-ornek-deyimler


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 21 Eylül 2015

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.