Atatürk ve Liderlik

yorumsuz
141 kez okundu

Atatürk ve Liderlik

Atatürk’ün liderlik özelliklerini üç ana başlık hâlinde şu şekilde sıralayabiliriz:

1)Ana ilkelerde tavizsizlik, uygulamada tedricîlik: Atatürk tam bağımsızlık, millî egemenlik ve çağdaş bir Türkiye oluşturmak gibi temel hedeflerinden asla taviz vermemiştir. Ancak bu ana hedeflerini tehlikeye sokmamak için bazen ihtiyatlı davranmış, yapmak istediği şeyi gerçekleştirmek için uygun ortamın oluşmasını beklemiştir.

2) Gerçekçilik: Atatürk gerek yurt içinde gerekte yurt dışında uyguladığı politikalarını temel prensip olarak gerçekçi bir tarzda ele almayı tercih etmiştir.

3) Eyleme yönelik olma(pragmatizm): Atatürk herhangi bir konuda uygulayacağı stratejiyi belirlerken soyut ve teorik fikirlerle beraber somut faaliyetlere de önem vermiştir. Eğer gerekli şartlar oluşmamışsa o uygulamadan vazgeçtiği de olmuştur. Ayrıca hedef, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak olduğu için, ihtiyaçların değişmesiyle siyasetlerini de değiştirmekten kaçınmamıştır.

Atatürk ve Dünya Liderleri Çok açık bir gerçektir ki gerek Atatürk hayattayken kendi dönemindeki uygulamaları gerekse de yerleştirmeye çalıştığı yeni düzen, dünyadaki diğer totaliter rejimlerden veya totaliter sayılamayacak otoriter rejimlerden ya da dikta rejimlerinden tamamen farklıdır. Türkiye’de hiçbir zaman Almanya’da, İtalya’da veya İspanya’da olduğu gibi bir faşizm veya nasyonal sosyalizm dönemi yaşanmamıştır. Türkiye’de bir “Tek Parti Dönemi” olgu olarak var olmuştur. Fakat buna bağlı olarak bir “tek parti doktrini” ya da bir “tek parti ideolojisi” yerleşmemiştir. Kısacası bu duruma meşruluk kazandırmaya yönelik bir fikir sistemi meydana getirilmemiştir.

Atatürk’ü Diğer Liderlerden Ayıran Özellikler Şunlardır:

Atatürk dönemi tüm dünyada, ülkelerinde lider konumunda olan “tek adam”ların ve baskıcı ideolojilerin hâkim olduğu bir dönemdir. Atatürk ise dünyadaki benzer uygulamaların Türkiye’de uygulanmasına izin vermediği gibi, kendi düşüncelerinin dogmatik ideolojiler hâline dönüştürülmesine de engel olmuştur. Diğer yandan “Cumhuriyet Halk Fırkası”nın da Almanya’daki “Nasyonal Sosyalist Parti” veya İtalya’daki “Faşist Parti” gibi totaliter bir yapıya dönüştürülmesi eğilimlerine de fırsat vermemiştir. Atatürk kendi döneminde dünyada etkili liderler olan Hitler ve Mussolini’den hiç hoşlanmazdı. “Hitler’i saldırgan ve zulmeden olarak kabul ediyordu. Hitler’i de Mussolini’yi de hiç tutmazdı.” Yine Sovyet Rusya Lideri Lenin’e karşı da Atatürk her zaman ihtiyatlı bir şüphecilikle yaklaşmış ve bu liderlerin ürettiği siyasete hiçbir zaman güven duymamıştır.

Bu tavrıyla ne kadar idealist bir olduğunu da göstermiştir. Mücadele sırasında, emperyalizme karşı mücadelede Rusya ile kısmi bir yakınlaşmaya rağmen Atatürk Sovyet sisteminin Türkiye’ye yerleştirilmesini asla doğru bulmamış; “halkın özgürlükleri pahasına bir sosyal adalet anlayışı” kurulamayacağını, devletin her şekilde sosyal adaleti sağlamakla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Ünlü Fransız anayasa hukukçusu ve siyaset bilimcisi Maurice Duverger; Hitler Almanyası ve Mussolini İtalyası’ndaki uygulamalarla Atatürk’ü karşılaştırırken Atatürk’ün kendi döneminde iki kez çok partili siyasi hayata geçme teşebbüsünde bulunduğunu hatırlatarak şöyle der: “(Bu teşebbüsler dahi) tek başına derin bir anlam taşımaktadır.” İşte tüm bunlar gösteriyor ki, Atatürk ve liderlik,Atatürk hem idealist hem de geleceği görebilen bir liderdir.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler:
Eklenme Tarihi: 5 Ekim 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.