Avukat olmanın zorlukları

yorumsuz
73 kez okundu

Avukat olmanın zorlukları

 

Toplumumuzca ‘’prestijli’’ olarak nitelendirilen iki önemli alan vardır tıp ve hukuk. Bu iki meslek ve alt türevleri kimileri için çok basit görünse de aslında hiç de sandığımız gibi değil. Avukat olmanın zorlukları dediğimiz anda aklınıza gelecek ilk şey çok ders çalışan bireydir. Bu düşünce aslında konuya biraz sığ bakmamızdan kaynaklanıyor. Üniversiteyi kazandın, sabaha kadar uyumadan ders çalıştın ve bir şekilde okulu bitirdin. İşte şimdi avukat olmanın zorluklarıyla baş başasınız. Her ne kadar okulu bitirince gerisi kolay gibisinden yanlış bir anlayış olsa da işin iç yüzüne baktığınız da asıl zorluğun okulu bitirdikten sonra başlıyor.

Önce stajyer (Fransızca da köle demek) olarak, işin pratik boyutunu anlamanız için sizi 1 yıl zorunlu olarak çalıştırırlar. Devamında ise 6 ay adliye de diğer 6 ayında ise deneyimli bir avukatın yanında çalışırsınız. Tüm bu zaman boyunca öğrendiğiniz teorik bilgilerin aslında pratikte farklı olduğunu göreceksiniz ve deneyimli avukatın yanında da aslında pek bir şey öğrenemeyeceksiniz. Sebebi ise açık, stajyer olduğunuz için çevrenizden gereken ilgi ve alakayı bulamayacaksınız kısaca getir götür işlerinden fazlasını bulamayacaksınız. Ne kadar başarılı eğitim hayatınız olursa olsun bu deneyimi yaşayacaksınız. Ne kadar iyi bir avukat olursanız olun başlangıç aşamasında üç kuruş paraya çalışacaksınız.

Tüm bu aşamaları geçtikten sonra işin asıl sorunları başlıyor. Stajyerlik döneminden sonra karşınızda iki seçenek beliriyor bunlardan birisi kendinize ait bir büro diğeri ise bir başkasının yanında işi öğrenip ilerleyen zamanlarda kendinize ait büro açma durumu. Avukat olmanın zorlukları da işte burada başlıyor. Stajyerlikte edinemediğiniz tecrübeyi edinmek için gittiniz bir büroya başvurdunuz ve kabul edildiniz, aslında büroya kabul edilmekte başlı başına bir problem hadi girdiniz diyelim, ilk iş olarak asgari maaşın biraz üstünde bir parayla başlıyorsunuz. Bu bile başlı başına mesleğe yönelik hakarettir ne yazık ki. Akabinde kendi büronuzu açmak istediniz, eğer çevrenizde size destek sağlayan yoksa (maddi ve manevi olarak) hem maddi hem de manevi açıdan yıpranmaya devam edeceksiniz. Verdiğim emeğin karşılığı bu mu, diye düşünmeye başlayacaksınız.

Büronuzu açtınız diyelim, büronun giderlerini karşılamak için ek iş bile yapacaksınız. Yeni olduğunuz için iş yapmayacak durumda olan büro, hadi biraz ilerlediniz diyelim müvekkillerinizle yüz göz olma durumlarınız olacak mecburi. Bu da sizi oldukça yıpratacaktır. Diğer yandan şu da bir gerçektir ki Avukat olmanın zorluklarına eklenecek çok şey olsa da bu meslek onurlu ve gurur verici bir meslektir. Toplumu çark sistemine benzetirsek bu meslek çarkın temel taşlarından bir tanesidir. Bunun farkında olmalı ve elimizdeki değerleri koruma adına yılmadan mesleğimizi de icra etmeliyiz. Ancak ve ancak bu şekilde bozulmuş sistemin düzeltilmesini sağlayabiliriz.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler:
Eklenme Tarihi: 12 Haziran 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.