Çağlar Boyu Eğitim

yorumsuz
17 kez okundu

Çağlar Boyu Eğitim

Bir bilim ve yaşam alanı olarak eğitim çok yönlü bir fenomen ve dinamik bir olgudur. Eğitim, insan-varlık bilim (antropoloji) açısından ele alındığında Kant’ın “İnsan ancak eğitimle insan olur.” Biçiminde ifade ettiği gibi “insanın insanlaşması” olarak karşımıza çıkar.
caglar-boyu-egitim
Eğitim Olgusunun Tarihsel Evrimi

Doğada insanın ortaya çıkışı en az bir milyon yıl öncesine kadar götürülebilir. Bu, insanların bugünkü insanlardan ayıran yanları yalnızca fiziki görünüşleri değil aynı zamanda düşünme yetenekleriydi. İnsan önce sürüler halinde yaşarken düşünmeyi becerip bir arada yaşamaya ve alet yapmaya başlamasıyla insanlaşma süreci de hızlandı. Yani insan toplumsal bir varlık oldu. İnsanın toplumlaşmasına tarihsel olarak bakıldığında beş toplum biçimiyle karşılaşıyoruz: İlkel toplum, köleci toplum, feodal toplum, kapitalist ve sosyalist toplumdur.

İlkel toplumlarda eğitim olgusu gözleme dayalıydı. Çocuklar anne ya da babalarını model alarak yani onları taklit ederek öğreniyorlardı. Çocuklar için örgütlenmiş bir eğitim yapısı mevcut değildi. Köleci toplumda eğitim olgusu daha sistematik halde ortaya çıkmaya başlar. Bu dönemde insanlığın bilgisi dolayısıyla kültürel bilgisi çoğalmıştır. İş bölümünü toplumsal düzeni sağlayacak yöneticiler ortaya çıkar ve bunların sayısı hızla artar. Tüm bunlar eğitimi de şekillendirir. Bütün her şeyin sahibi olan efendiler bilginin de sahibi olmak istemişlerdir. Efendiler çocuklarına eğitimi köleler arasından seçilmiş “pedagog (çocuk bakıcıları)” vermekteydi. Feodal toplumda eğitim olgusu okullarda eğitim sisteminin sürdürülmesi din adamlarının egemenliğindeydi. Bu dönemde de özel öğretmenler aracılığıyla eğitim aldırmaya devam ettiler. Eğitim usta-çırak ilişkisi anlatma ve soru yanıta dayalıydı. Kapitalist toplum işleyişi eğitimi kendi kurumlarının ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde hızla değiştirdi ve dönüştürdü. Sanayi Devrimi’nden sonra fabrikaların ortaya çıkması buralarda çalışacak nitelikli insan gücüne ihtiyacı doğurdu. Bu nedenle laik, mesleki ve teknik okullar açıldı. Sosyalist toplumlarda eğitim ise öncelikle üretime dayalı olmalıydı. Eğitim bir yandan toplum düzeninin kültürünü aktarırken bir yandan da insanın doğaya yabancılaşmasını engellemeliydi.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 28 Kasım 2016

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.