Çocuk, Oyun ve Oyuncak İlişkisi

yorumsuz
1.855 kez okundu

Çocuk Oyun ve Oyuncak

Oyun, genel olarak çocuğun yaşamı tanıma süreci olarak ifade edilebilir. Oyuncak ise bu süreçte kullanılan malezemelerdir. Burada ele alınması gereken temel sorun oyun, oyuncak ve çocuk arasındaki ilişkidir. Bu üç kavram arasındaki uyum veya dengedir.

Burada özellikle oyuncak seçimi ön plana çıkmaktadır. Oyuncağı ön plana almak, çocuğun oynayacağı oyuna da yön verebilir. Zaman zaman en pahalı oyuncaklar çocuğun ilgisini çekmez bu nedenle. Çocuk bu yeni ve pahalı materyalle tanıştıktan sonra bu oyuncakla oynanacak oyun, çocuk ve oyuncak arasında bir çatışma başlar.

Çoğu zaman oyuncak diye sunulan materyallerin oyuncaktan daha çok ticari bir meta olduğunu oyuncak seçiminde göz önünde bulundurmak gerekli. Oyuncak diye alınan materyaller, çocukta hiç bir zihinsel, bedensel ve duygusal tepki oluşturmuyorsa bu pahalı materyal (oyuncak) diye düşünülen ya da alınması için dayatılanın ticari metanın çocuğun öğrenmesine hiç bir katkı veremeyeceği açıktır. Bu nedenle “dünyanın parasını verip aldım, yüzüne bile bakmadı.” türünden yakınmaları sık sık duyuyoruz.

Çocuk için çamurda zıplamak veya çamura şekil vermek, oyun hamuru ile oynamaktan daha zevklidir. Eğitim açısından da öyledir. Çocuğa sert-yumuşak kavramını öğretebilmek için çamur bir çok pahalı materyalden daha etkili ve belki de parasız bir oyuncaktır. Oyun hamurunda olduğu gibi çamurla oynamak sadece küçük kas gelişimine yönelik değildir.
Ayakkabılıktan ayakkabıların indirilip tren yapılarak hareket ettirilmesi çocuk için yeni bir keşiftir. Uzaktan kumandalı oyuncak trenlerle çocuğun kazanacağı fazla bir şey olamaz.

Matematik derslerinde simetri veya eşleştirme konuları işlenirken, çocuğun dünyasına uygun olmayan kartlarla bu konuyu çocuğa öğretmeye çalışmak, konu ile çocuğun arasının açılması anlamına gelmez mi? Oysa evde çorapların, ayakkabıların eşini bulup eşleştirmesi etkinliklerinde çocukla konunun arası açılır mı acaba? Böylelikle sorumluluk ve görev bilinci de gelişmiş olmaz mı çocukta? Yine bulaşık makinasının alabileceği bulaşığı çocuğun önüne verip onları makinaya sığdırmasının istenmesi yoluyla hacim bilgisine giriş yapmak kimyasal katkılı oyuncaklardan daha etkili değil mi?

Peki neden bu parasız yollar veya oyunlar ve oyuncaklar dururken zor ve çocuk için anlamsız olan tercih ediliyor?

Bunun en temel nedeni, eğitim ortamının aşırı yapmacık olması. Bir çok okul bahçesinde nerdeyse çocuğun kıpırdayacak alanı yok. Okul ve bahçe güzelliği için öğrencilerin öğrenmesi arka planlara itilerek gösterişe dayalı yapay veya sentetik düzenlemeler son zamanlarda iyice yaygınlaşmakta.

İkinci bir nedeni ise, aile tutumlarıdır. Bir çok aile çocuk sevgisini onun için para harcamak olarak değerlendirebilir. Aynı şekilde ailelerin ekonomik olarak güçlü görünmeye çalışması yanlış aile tutumlarına örnek olabilir. İyi niyetli bazı aileler ise doğru olduğunu düşündükleri için bu tutumu gösterebilirler. Bir de bilinçsiz korumacılık var. Çocuğum düşmesin, çocuğumun üstü kirlenmesin, çocuğum arkadaşlarından üstün olsun, dövülen değil her zaman döven olsun gibi.

Yukarıda sayılan iki nedenin kaynağı belki de eğitim sistemidir. Sistemin okula dolayısıyla öğretmenlere getirdiği yük nedeniyle artık doğal oyuncaklarla öğretmenin çocuğu tanıştırması mümkün olmuyor. Artık korunması ve geliştirilmesi gereken çocuk değil, elbisesi, okulun eşyalarıdır. Evde cicili bücülü oyuncaklar ve onca ödev çocuğu beklerken, çocuğun hamurla çamurla işi olmaz.

Evcilik oyunu ile öğrenilen toplumsal kuralları, paylaşmayı ve dayanışmayı bencilliğe dönüştürmek de ancak çocuk, oyun ve oyuncak kavramları arasına sokulan kimyasallarla mümkündür. Böyle de yapılıyor gibi sanki.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 18 Mayıs 2013

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.