Neden Linux Kullanmalıyız?

2 yorum
4.545 kez okundu

Neden Hemen Linux Kullanmaya Başlamalı?
İsterseniz önce neden windows kullanıyorsunuz? Sorusunun yanıtını vermeye çalışın. Kaç tane gerekçe sıralayabileceksiniz bir de aşağıdaki makaleyi okuyun windowsu terketmeniz için kaç tane neden var. Sanırım hiç windows kullanıcısı linux kullanmak için kabul edilen gerekçe kadar bir gerekçe bulamayacaktır.
Linux’u neden kullanmanız gerektiğine korsanlinux.com da yer alan makale ile bir göz atın isterseniz:

“LINUX KOLAYDIR

Evet, yanlış duymadınız. Gerçi bunun aksini düşünüyorsanız yanlış duymuşsunuz demektir. Linux kullanması zor değildir, kolaydır. Hadi bunun nedenlerine bakalım.

Bir kere kalburüstü bir Linux dağıtımını kurduğunuz anda kullanmaya başlayabilirsiniz. Ekstra hiçbir şey yüklemeden temel ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Neredeyse tüm Linux dağıtımlarında varsayılan olarak ofis paketi (Libre Office yada Open Office) yüklü gelir. Bu ofis paketleri ile MS Office dosyalarınızı açıp düzenleyebilirsiniz. Yine varsayılan olarak Gimp fotoğraf işleme yazılımı yüklü gelir. Gimp Photoshop’a kafa tutacak kadar gelişmiş ve ücretsiz, açık kaynak kodlu bir yazılımdır ve işletim sisteminin içinde yüklü gelir. Firefox, Video çalar (VLC, Mplayer vs.), Müzik çalar (Banshee, Rhythmbox, Clementine vs.), Torrent yazılımı (Transmission, Deluge), Messenger yazılımı (Pidgin, AMsn), Cd/Dvd yazma yazılımı (Brasero), Mail istemcisi (Thunderbird), Yedek yazılımı; ve çok daha fazlası, hepsi yüklü gelir. Eğer son kullanıcı iseniz Linux’u kurup direk kullanmaya başlayabilirsiniz.

KURULUMU BASİTTİR

Evet, Linux’un kurulumu Windows’dan daha basittir. Çoğu Linux dağıtımını önce Live CD olarak açar, kullanmaya başlarsınız. Kullanırken de bir yandan arka planda grafiksel olarak kurma işlemlerini halledersiniz. Linux’u kurmak, daha önce hiç sistem kurmamış birinin bile yapabileceği çok basit bir işlemdir. Daha önce bilgisayar programı kurduysanız, Linux’u da kurabilirsiniz. İleri ileri diyorsunuz, sizden istenen kullanıcı adı, bilgisayar adı, şifre gibi bilgileri giriyorsunuz, klavyenizi, bulunduğunuz bölgeyi seçiyorsunuz bitti gitti. Zaten kurulum Türkçe, her şey açık bir şekilde yazıyor. Hata yapma ihtimaliniz yok. Dikkat etmeniz gereken tek bir nokta var. Mutlaka tüm dosyalarınızın yedeğini alın. Bir de disk bölümleme aşamasına geldiğinizde eğer tüm bilgisayarınızı formatlayıp Linux kurmayacaksanız, ona göre “Disk bölümlerini elle ayarlama” seçeneğini seçerek, hangi sürücüye Linux kurmak istiyorsanız onu seçmelisiniz.

Bir de Linux’u USB bellekten kurmak çok basittir. Unetbootin gibi bir yazılım kullanarak, 2dk içinde 2 Gb ve üzeri Usb belleğinizi kurulum yapabilir hale getirebilirsiniz. Daha sonra 10 dakika içinde güncel bir bilgisayara Usb üzerinden Linux kurulumu yapabilirsiniz. Abartmıyorum, Linux kurulumu ortalama 10 dakika sürmektedir.

YAZILIM KURMAK BASİTTİR

Bu da bir başka yanlış inanıştır. Linux’da yazılım kurmak oldukça basittir çünkü popüler bir dağıtım kullanıyorsanız ki yeni başlıyorsanız mutlaka popüler dağıtımlardan başlayın, yazılımların hazır paket versiyonları vardır. Örneğin en popüler Linux dağıtımı Ubuntu için aramanız gereken dosya uzantısı .deb idir. Bu uzantıda bulduğunuz tüm dosyalar sizin için kurulabilir programlardır. Program kurmak da Windows’dakinden daha kolaydır, hiçbir ayar istemez. Sadece dosyaya çift tıklar, programı kur dersiniz, şifrenizi girersiniz ve pof. Program kurulur. Sizden hiçbir ayar istemez. Program otomatik olarak menüye yerleşir.

Bundan daha kolay program kurma yolu ise Yazılım Merkezi’nden program bulup kurma işlemidir. Linux dağıtımlarının çoğunda yazılım merkezi adından bir uygulama vardır. Bunu mobil platformlardaki marketler gibi düşünebilirsiniz. Program kurulumu da aynı onlardaki gibidir. Programın adını yazarsınız, kur dersiniz ve kurar. Android’e ya da iOS’a program kurmak gibidir. Uygulama mağazasında yüzbinlerce uygulama vardır, neredeyse aradığınız tüm uygulamaları bu mağazadan bulmanız mümkündür.

LINUX GÜVENLİDİR

Bu bir mit değil, bunu herkes kabul ediyor. Linux sistemler güvenlidir. Ama az kullanılıyor ondan, ama kimse Linux’lara virüs yazmakla uğraşmıyor; bize ne. Bizim için önemli olan Linux’un Windows sistemlere göre hatta Mac OS sistemlere göre bile çok çok güvenli olduğudur. Linux için yazılmış anti virüs yazılımları vardır ama onlar genelde bilgisayarında hem Windows hem Linux kullanan kişilerin Windows yüklü olan dizinine bulaşan virüsleri engellemek için vardırlar. Eğer bilgisayarınızda sadece Linux kullanacaksanız anti virüs kurmanıza gerek yoktur. Ben şimdiye kadar anti virüs kullanan Linux kullanıcısı görmedim. Vardır illaki ama az sayıdadır, gerek de yok zira. Virüslü olduğunu bildiğiniz bir Usb belleği bilgisayarınıza gözünüz kapalı, içiniz rahat takabildiğinizi düşünün. O virüslerin sizin Linux sisteminize zarar verme ihtimali yoktur.

LINUX HIZLI AÇILIR

Şu bir gerçek, Linux sistemler daha performanslıdır. Bunu ilk andan itibaren hissedeceksiniz. Daha kullanıcı dostudurlar. Tasarım olarak daha geri planda gibi gelebilir (Bunu Compiz Manager kurduktan sonra bir daha konuşalım.) ama Linux sistemler tamamen üretkenliğe, verimliliğe göre dizayn edilmişlerdir. Her şey elinizin altındadır. Kafanızı karıştıran şeyler yoktur. Bilgisayarınızı içgüdüsel olarak kullanırsınız. Linux’un hızlı olduğunu daha açılırken fark edeceksiniz. Bana göre açılma süresi değil de kapanma süresi daha belirleyicidir. Neticede açılma süreleri arasında birkaç on saniye fark eder ama Windows’da dakikalarca kapanmamakta ısrar eden bilgisayar Linux’da kapan komutunu verdiğim saniye fişi çekilmiş gibi şak diye kapanır.

ZAMANLA ŞİŞMEZ

Bu çok önemli bir madde. Gerçi popüler Linux dağıtımlarının neredeyse her 6 ayda bir yeni sürümü çıkar. Temiz kurulum yapmak zorunda değilsiniz ama yapabilirsiniz de dolayısıyla bilgisayarınız şişmeye zaman bulamaz. Ama aktif olarak seneler boyunca kullansanız bile Linux bilgisayarınız ilk günkü formunu koruyacak, en ufak bir yavaşlama, açılış süresinde gecikme yaşamayacaktır. Bu Linux’un paket sisteminden kaynaklanmaktadır. Windows’da programları yükleyip kaldırarak bir süre sonra kayıt defterini hantallaştırmanız kaçınılmazdır. Linux’da kayıt defteri olmadığı gibi programları paket paket kurup, paket paket kaldırdığınızdan ötürü en ufak bir hantallaşma yaşanmayacaktır. Bu Linux’un ve açık kaynak uygulamaların şahane bir özelliğidir.

DRIVER SORUNU YOKTUR

Bundan önceki maddelere peki diyecekler buna gelince eminim “Yok artık amma abarttın” diyeceklerdir. Yahu elinizi vicdanınıza koyun. Linux ile en son ne zaman ciddi driver sorunu yaşadınız. Ben söyleyeyim, 2008 yılıydı. O zamandan beri düzenli olarak kurduğum her Linux makinemde sorunsuz çalışıyor. Windows Xp’nin her kurulumdan sonra saç baş yolduran driver kurma ritüelini Windows 7′nin nasıl çözdüğünü hatırlayın. İşte Linux’un driver konusundaki başarımı bundan bile iyi. Çünkü Linux’u kurduğunuzda tüm driverlar otomatik kurulur. Bunu güncel birçok farklı makinede test ettim. Ciddi driver sorunu yaşadığım hiç bilgisayar olmadı, hepsi sorunsuz, tüm klavye fonksiyon tuşları ile, tüm donanımları ile çalışıyordu. Her Linux kurulumundan sonra yüklenmeyen tek bir donanım olur o da ekran kartıdır. Daha doğrusu standart bir ekran kartı driverı yüklenir, tam driver için sizin uğraşmanız gerekir. Normalde ben mesela bunu yüklemem, olduğu gibi kullanırım. 3D oyun oynamayacaksanız sizin de yüklemeniz gerekmez ki Linux’un oyun konusunda başarısı malum. Oynayacak pek oyun yok ortalıkta. Dolayısıyla ekran kartı driverı da yüklenmeyiversin, sorun yok. Zaten ekran kartı driverını da çoğu zaman kapalı kaynak kodlu diye yüklemez sistem, sizin onayınıza bırakır. Siz “Ek Sürücüler” uygulamasından eksik sürücüleri “Aktive Et” diyerek tek tıkla driver kurulumunu yapabilirsiniz.

UPDATE SORUNU YOKTUR

Aslında upgrade sorunu yoktur. Kullandığınız sistemin yeni versiyonu çıktığında ki çok sık çıkar, güncelleme yöneticisinden tıpkı bilgisayarınıza normal güncelleme kuruyormuş gibi yeni versiyonu kurabilirsiniz. Tüm yüklediğiniz uygulamalar, tüm ayarlarınız, tüm dosyalarınız olduğu gibi durmaya devam eder. Para ödemezsiniz. Tabi siz yine de yedeğinizi mutlaka alın. Ne olur ne olmaz. Bunun dışında bir hata anında fixlenir, yani düzeltilir. Açık kaynak olduğu için dünyanın dört bir yanından milyonlarca programcı kodları inceler ve hataları bulup düzeltir ya da raporlar. Dolayısıyla sisteminizde bir açık varsa çok hızlı bir şekilde kapatılır. Çoğu zaman ilk kurulumda yaşadığınız küçük bir takım eksiklikler ilk güncellemeden sonra düzeltilmiş olur.

ÜCRETSİZDİR

Bu şart değil ama kullanacağınız Linux dağıtımı ve içindeki yazılımların %99′u ücretsiz olacaktır. Paralı, kurumsal destek veren Linux dağıtımları vardır elbette. Keza paralı uygulamalar da vardır ama dediğim gibi %99′u ücretsiz ve açık kaynak olacaklardır. Bence Linux’a mutlaka geçmesi gereken bir kitle varsa o da korsan Windows kullananlardır. Korsan Windows kullanıp kendinizi tehlikeye atacağınıza mis gibi ücretsiz ve yasal Linux kullanabilirsiniz. Korsan Windows ya da korsan yazılım kullanmanın şöyle zararları vardır. Crack yazılımı kullandığınız için verilerinizi, bilgilerinizi başkalarına emanet etmiş oluyorsunuz. Örneğin korsan Windows sisteminizin aktivasyonunu yapmak için kullandığınız Crack dosyasının keylogger olmadığından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? Ben en çok crackli anti virüs yazılımı kullananlara gülüyorum. Amacı virüsleri toplamak olan yazılımı crackli kullanarak nasıl kendinizi güvende hissedebiliyorsunuz?

Şöyle bir senaryo düşünelim. Microsoft ne yaptı etti ve korsan Windows kullanımını tamamen sonlandıracak bir çözüm buldu (ki istese yapar, işine gelmiyor). Tüm korsan Windows kullanıcılarından 200$ para istiyor. Kaçınız bu parayı ödeyip aynen kullanmaya devam ederdiniz, kaçınız alternatiflere yönelirdi. İşte alternatif Linux. Microsoft korsan Windows kullanımını tamamen sonlandırsa çok ciddi pazar payı kaybederdi, bu yüzden de hiçbir zaman bunu yapmayacak.

TOPLULUK DESTEĞİ VARDIR

Bu çok önemli. Windows sistem kullananlar şöyle bir yanılgı içerisindeler. Windows kullanımı dünyada %90 seviyelerinde olduğu için her şey bu sisteme özel çıkıyor, bir problem olunca internette anında çözümü yayılıyor vs. Oysa Linux dünyasında girdiğinizde sahip olduğunuz topluluk desteğini görünce gözlerinize inanamayacaksınız. Kullandığınız Linux dağıtımının resmi Türkçe sayfalarında size yardımcı olmak için bekleyen binlerce gönüllü kullanıcı vardır. Belki siz de Linux üzerine uzmanlaştıkça onlardan biri olup acemi kullanıcıların sorunlarını çözmelerine yardımcı olan biri olabilirsiniz. Bu kişiler hiçbir şekilde çıkar gözetmezler. Karşılıksız bir şekilde size yardımcı olmak için çabalarlar. Windows için de destek vardır ama Linux’daki kadar organize bir topluluk yoktur. Şimdi düşünün, Windows ile ilgili bir sorun yaşadınız. Şu anda kime gidip soracağınızı biliyor musunuz? Ben Linux ile ilgili bir sorun yaşadığımda destek alabileceğim kafadan 4-5 farklı kaynağa sahibim. Üstelik bu blog gibi bloglar bir sorun olduğunda çözümünü anında yayınlıyorlar. Çoğu zaman basit bir Google araması sorununuzu çözmeye yardımcı oluyor.

KARMAŞIK DEĞİLDİR

Bu maddeye de isyan edecekler çıkacaktır. Kabul ediyorum, Linux daha bu dünyaya girmeden insanın kafasını acayip karıştırıyor. Ben bile yeni bir Linux dağıtımı denerken, kendi sitesinden hangi .iso dosyasını indirmem gerektiğini düşünürken buluyorum kendimi. Bir kere çok fazla Linux dağıtımı var. Hangisini seçmeniz gerektiğiyle ilgili bir karmaşa yaşanıyor olsa gerek. Ben hemen bu ızdıraba son vereyim. Ubuntu kurun, bu kadar basit. Neden? Çünkü Ubuntu dünyada en çok kullanılan Linux dağıtımı ve en çok destek alabileceğiniz dağıtım da kendileri oluyor haliyle. Hemen bir başka karmaşayı da sonlandırayım. Linux işletim sistemi değil, işletim sistemi çekirdeğidir. Bu çekirdeği kullanan işletim sistemlerine dağıtım (Distribution) denir. Android’de misal Linux tabanlı bir dağıtımdır aslında. Ubuntu’da Linux çekirdeğini kullanan en popüler dağıtım oluyor. Pardus’da Linux çekirdeği kullanır.

Ubuntu kurması çok basit, neredeyse tüm programların Ubuntu için derlenmiş hallerine ulaşabiliyorsunuz. Türkiye’de çok aktif bir toplulukları var. Dünyada sadece Ubuntu üzerine yayın yapan onlarca blog var. Ve Ubuntu tamamen son kullanıcı için dizayn edilmiş bir sistem. Tipografisi görece diğer dağıtımlara göre daha profesyonel. Tasarım olarak hoş gözüküyor, en büyük radikal yenilikleri Ubuntu yapıyor. Yani çok uzun süredir ivme Ubuntu’nun arkasında. Şu adresten 32bit ya da 64bit sürümlerini indirip kurun, bu kadar basit. Onun dışında tüm tartışmalar teferruat. Yeni başlayan birinin hiçbirini bilmesine gerek yok. Zamanla öğreniyorsunuz zaten, çok eğlenceli. Bir de şunu düşünen biri varsa aranızda ifade edeyim. Neden bu kadar çok dağıtım var, çok kafa karıştırıcı, hepsi toplaşıp bir tane adam akıllı dağıtım yapsa herkes onu kullansa süper olmaz mıydı? diye düşünen varsa… Olmazdı, çünkü tüm Linux dağıtımları birer alternatif. Hepsi farklı bir konuda açığı kapatıyor. Bu kadar çok alternatifimizin olması harika bir şey. Herkesin üzerinde hemfikir olduğu dağıtım istiyorsanız Ubuntu var işte. Onun dışındakiler alternatif. Alternatif iyidir. Siz bakmayın Apple gibi tek alternatif sunup herkese aynı malı satmaya çalışan firmalara. Alternatif iyidir. Her ekran boyutunda telefon olsun, isteyen istediğini alsın. Bunda ne kötülük olabilir ki?

ÖZELLEŞTİRİLEBİLİRDİR

Bu çok önemli bir mevzu. Programcı iseniz Linux’un dehlizlerine girip kendi Linux dağıtımınızı bile çıkartabilirsiniz. Düşünsenize sizin tarafınızdan yapılmış ve tamamen size özgü, sizin için var olan bir sistem. Bunun için programcı olmanıza da gerek yok aslında. Arch Linux dağıtımı ile kendinize özel Linux’unuzu oluşturabilirsiniz. Neyse, benim demek istediğim, programcı olmasanız bile Linux’un esnek yapısı sayesinde üzerinde dilediğiniz gibi at koşturabilirsiniz. İnternette birkaç Linux görseline rast geldiyseniz ya da youtube’den Linux ile ilgili video izlediyseniz, sistemlerin ne kadar harika gözüktüğünü fark etmişsinizdir. İşte onlar sistemi yüklediği gibi kullanmayan, birazcık özelleştiren insanların sayesinde öyle gözükürler. Örneğin biraz araştırırsanız Linux sisteminizi tamamen o harika Mac OS görünümüne, üstelik tüm işlevsel özellikleri ile birlikte ulaştırabileceğinizi görürsünüz. Üstelik bunu yapması çok kolaydır.

Bir başka örnek de pil ömrüdür. Linux’un ilk yüklendiği haliyle güç tüketimi, donanımla daha barışık olan Windows sisteme göre daha fazla olabilir. Ama eğer işi bilirseniz, birazcık ayarlama yapar, kullanmadığınız özellikleri kapatırsanız, sistemi kendinize göre şekillendirirseniz, Linux sisteminizin güç tüketimi Windows’unkinin yarısına inebilir. Pil ömrü iki katına çıkar. Bunu yapmak elinizdedir.

HER PROGRAMIN EŞDEĞERİ VARDIR

Farkında olsanız da olmasanız da gün içinde çokça Linux kullanıyorsanız. Dünyadaki süper bilgisayarların neredeyse tamamında Linux çalışmaktadır. Yine dünyadaki sunucuların yarısından fazlasında Linux sistemler çalışmaktadır. Her gün Google’a girdiğinizde aslında Linux bir bilgisayara bağlanmış oluyorsunuz.

Yine aslında farkında olmadan her gün açık kaynak kodlu yazılımlar kullanıyorsunuz. Örneğin Firefox, Gimp gibi yazılımlar Windows’da da yoğun bir şekilde kullanılan yazılımlardır. Linux ortamına geçtiğinizde yine aynı yazılımları aynı şekilde kullanırsınız. Yani Windows’da çalışan Firefox ile Linux’da çalışan Firefox birebir aynı yazılımdır. Özellik olarak hiçbir farkları yoktur. Bu şekilde VLC Player kullanıyorsanız, Draftsight kullanıyorsanız, Libre Office kullanıyorsanız yabancılık çekmezsiniz. Bunların dışında Linux’da çalışan uygulamalar Windows’daki muadillerine benzetilerek yapılırlar. Libre Office örneğin MS Offic’e görünüm olarak çok benzer, aynı şekilde zorlanmadan kullanırsınız. Linux dünyasında her programın bir karşılığı vardır ve ücretsizdir. Karşılığını bulamayacağınız tek platform neredeyse oyunlardır. Linux’da Autocad, Solidworks gibi ticari mühendislik yazılımlarının bile ücretsiz muadillerini bulmak mümkündür. Bunun için sadece Google’da “Solidworks Linux Alternative” şeklinde arama yapmak yeterlidir. Yukarıda bahsettiğim topluluk sitelerinde bir sürü program alternatifi önerilecektir. Linux bilgisayarınıza mesela gitarınızı bağlayıp Amplitube, Guitar Rig yazılımlara benzeyen Rakarrack yazılımı ile çalışma yapabilirsiniz. O seviyelerde bile alternatif bulmak mümkündür. Hatta multimedya üzerine uzmanlaşmış Linux dağıtımları vardır (alternatif iyidir demiştim). Bunlar ses kartı ile aradaki tüm o gereksiz şeyleri çıkartarak ses gecikmesini minimuma indirirler (Asio4All’a gerek yoktur yani). Bunlar ilgilenen insanlar için çok önemli özelliklerdir.

SONUÇ, LINUX ACEMİLER İÇİNDİR

Toparlayacak olursam, yıkacağım en son mit şudur. Linux uzman insanlar içindir, acemi insanlar Linux kullanamaz. Yanlış! Tam tersi. Bence Linux tam da acemi kullanıcılar içindir, uzman kullanıcılar Linux’u kullanmakta zorlanacaklardır. Çünkü acemi kullanıcılar çoğunlukla bilgisayarların internete girmek için kullanıyorlar. Yani bilgisayarlarını açıyorlar, Firefox ya da Chrome açıyorlar ve yine Firefox’u kapatıp bilgisayarlarını kapatıyorlar. Arada müzik dinleyip film izliyorlar. Yanlış mıyım? Tüm bunları Linux üzerinde daha hızlı, ücretsiz ve güvenli şekilde zaten yapabilirsiniz. Bunun için bir şey bilmeye gerek yok ki. Ama uzman kullanıcı sistemi kurcalayan, farklı şeyler yapan kullanıcıdır ki onlar alışkın olmadıkları bir sistemde başta zorlanabilirler ama sorunların üzerine gidip internette araştırma yapıp çözmeye çalıştıkça hem öğrenecek, hem uzmanlaşacaklar ve bu çok keyifli bir hale gelecek. Hemen yılmamak lazım. Emin olun birazcık sabrederek Linux’a alışabilirsiniz ve ben şuna eminim. Bir kere Linux’a alıştıktan sonra bir daha Windows’a dönmek istemeyeceksiniz çünkü Linux çok daha tanıdık gelecek size. Windows’a yabancılaşacaksınız. Acemi bir kullanıcı iseniz, eğer bilgisayarınızı temel ihtiyaçlarınız için, internette gezinme, ofis kullanma film izleme, fotoğraf işleme için kullanıyorsanız hemen bugün Ubuntu yükleyin. Üstelik Ubuntu yüklemek için illa ayrı bir partition açmak zorunda değilsiniz ya da Windows’u silmek zorunda değilsiniz. Windows’un yanına da kurabilirsiniz ya da Wubi ile direk Windows dizinine Ubuntu kurulumu yaparak Ubuntu’yu deneyebilirsiniz.

Hemen, şimdi Linux dünyasına ilk adımınızı atın.”

http://korsanlinux.com/linux-kullanmaniz-icin-nedenler/

Pekiyi hiç mi zorluğu, hiç mi olumsuzluğu yok linux’un? Hiç mi eksiği yok? Var tabi ki. Olmaz olur mu? En büyük engel kamu kurumları. Nedeni nedir hiç bilmiyorum ama görüntü şu ki kamu kurumları özgür yazılıma savaş açmış gibi sanki. Bir taraftan ‘Pardus’la özgür yazılımı destekler görünürken, bir taraftan da windows olmadan girilemeyecek siteleri.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 28 Nisan 2013

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Neden Linux Kullanmalıyız? (2 Yorum)

  1. Bu yazı ne zaman yazıldı bilmiyorum ama linux’e geçme nedenleri çok net ve güzel anlatılmış. Ancak ubuntu ısrarını anlayamadım. İlk kullanıcı için çok dağıtım var, üstelik ubuntu eski makinalarda çalışmaz kasar ve ilk kullanıcıyı da kaçırtır. Linux’e ilk defa geçecekler için linuxmint xfce, zorinos lite gibi sürümlerin önerilmesi daha doğru bir yaklaşım olur.

    • Öncelikle güzel yorumunuz için teşekkür ederiz. Ubuntu ısrarı büyük olasılıkla o sırada belki yazarın ubuntu kullanıyor olmasından olabilir. “mint” görüşünüze katılıyorum.