Söylemesi Zor Tekerlemeler

yorumsuz
5.749 kez okundu

Tekerlemeler, özellikle zor tekerlemeler diksiyon eğitiminin en önemli araçlarından biridir. Tekerlemelerin en önemli başka bir özelliği ise dil eğitimine olan katkısıdır. Yani tekerlemeleri dil veya konuşma egzersizleri için de kullanabiliriz. Aynı zamanda oyun ve eğlence aracı olarak da. Aşağıda verilen söylemesi zor tekerlemeleri tek başınıza önce yavaş olarak okumaya çalışın sonra tekrarlarla hızlandırma çalışmasına geçin. Sessiz okurken okumuş gibi gelse de sesli okumada zorlandığınızı göreceksiniz bazı tekerlemelerde.

Söylemesi zor tekerleme örnekleri

Sarımsaklamasak da mı gelir zamanı
Sarımsaklamasak da gelirse zamanı
Niye sarımsaklayalım o zaman samanı.

Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş.
Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemiş.

Al bu takatukaları takatukacıya takatukalattırmaya .götür, eğer
takatukaları takatukacı takatukalatmazsa takatukaları taktukacıdan
takatukalattırmadan al getir.

Aliş’le Memiş mahkemeye gitmiş, mahkemede mahkemeleş (ebil)mişler mi
mahkemeleş (ebile)memişler mi?

Be birader buraya bak, başı bereli burma bıyıklı bastı bacak bayan
berberiyle bizim Bedri bey birlikte bir pirinci birinci buluşta birbirine
dizip Bursa pazarına indi.

Bir berber bir berbere “Bre berber, gel birader, biz beraber
Berberistan’da bir berber dükkanı açalım.” demiş.

Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine bağlayıp, Perlepe
berberi bastıbacak Bedri ile beraber Balıkesir pazarına parasız giden bu
paytak budala, babası topal Badi’den biberli bir papara yedi.

Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?

 

Bu pikap, şu pikap, o pikap.

Cüce çinici Celali Hoca gizlice marpuççular içindeki züccaciyecilere gidip
içi Çince yazılı cicili bicili cam çubukları cepceğizine indirmiş.

Çatalca’da başı çıbanlı topal çoban, çatal sapan yapar satar.

Değirmene girdi köpek, değirmenci vurdu kötek; hem kötek yedi köpek, hem
kepek yedi köpek.

Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse,
dört deryadan dört dert, dört dergahtan dört dev çıkar.

El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.

Eller bazlamalandı da, biz bazlamalanamadık.

Gökten bir damla düştü, şıp benim alnıma, şıp anamın alnına, şıp benim
alnıma, şıp anamın alnına…

İki kel kör kirpinin yırtık kürkünü dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne
eklemişler.

İndim dereye sarul seke teke çepiç tek otlarlar. Dedim niçin sarul seke
teke çepiç tek otlarsınız? Dedi bizim sorumuz sopumuz torumuz topumuz
sarul seke teke çepiç tek otlarlar.

İndim kuyu dibine, sildim, süpürdüm, silkindim, çıktım.

İt iti itti, bit iti itti, it biti itti. Bit gitti, it gitti. İtti, bitti,
gitti.

Kartal kalkar dal sarkar, dal sarkar kartal kalkar.

Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp.

Kırk kanatlılardan Kırklarelili kırkayak kıkırdayarak kırık kırak yerken

kırık kanadına kırıntılar döküldü.

Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı
beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek; bizim damdaki
beş boz başlı beş boz ördeğe: “Siz de bizim gibi beş boz başlı beş boz
ördeksiniz.” demiş.

Şemsipaşa Pasajı’nda sesi büzüşesiceler.

Şu duvarı badanalamalı mı badanalamamalı mı?

Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.

Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak.

Tomarzalı topal Şaban, yapar çatar satar saban.

Üç tunç tas has hoş hoşaf.

Üstü üç taslı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır,
yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır.

Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri kürkü yırtık erkek kel kör kirpi diğeri kürkü yırtık dişi kel kör kirpi. Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin kürkünü kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürkünüde kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin kürküne eklemişler.

Şu tarlaya bi şinik kekere mekere ekmişler.
bu tarlaya bi şinik kekere mekere ekmişler.
şu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuk,
bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuğa demiş ki;
“ben bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuğum” demiş.
öteki tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsukta;
ben de; “bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlıklı pis porsuğum” demiş

Sizin dala konmus, hallu, bellu, gabellu, kabak bas bel baykusu,
Bizim dala konmus, hallu, bellu, gabellu,kabak bas bel baykusuna,
“Sen nasil bir hallu, bellu, gabellu, kabak bas bel baykususun”, demis.
Bizim dala konmus, hallu, bellu, gabellu, kabak bas bel baykusu da,
Sizin dala konmus, hallu, bellu, gabellu, kabak bas bel baykusuna,
“Sen nasil bir, hallu, bellu, gabellu, kabak bas bel baykusuysan,
Bende oyle bir, hallu, bellu, gabellu, kabak, bas, bel, baykusuyum” demis.

Bu son tekerlemeyi, yarım dakikada hatasız veya en az hata ile söylemeye çalışın.

İngilizce de çok bilinen üç tane tekerlemeyi de ekleyelim.

She sells, sea shells, on the sea shore.- O (kiz), deniz kenarinda (sahilde), deniz kabuklari, satar.

Peter Piper, picked the pickled pepper.- Peter Pipper, biber tursusunu topladi.

I love my love, but; my love doesn’t love me, as I love my love. Ben sevgilimi severim, fakat; ben sevgilimi, sevdiğim kadar; sevgilim, beni sevmez.


Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+
Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 9 Ekim 2014

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın


Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.